Türkiye Suriye İlişkileri

Kral ile Basbakan

Kral ile Başbakan

Yıllarca eleştirdiğimiz Amerika’nın abuk demokratikleştirme palavralarına “halkı bu kadar mı eşek?” diye ağır tepkiler gösterdik. Irak’a girmesinin, Afganistan’a bombalar yağdırmasının hiçbir zaman demokrasiyle alakası olmadığını biliyorduk. Biz biliyorduk da halkının buna canı gönülden destek vermesini pek kavrayamıyorduk. Daha 5 yıl geçmeden aynı tavrı ülkemiz göstermeye başladığında o eleştirdiğimiz Amerikan halkından daha beter “demokrasi” havarisi kesildik. İşte bu iki yüzlü tavrın en bariz örneği Türkiye’nin Suriye politikasıdır.

Türkiye daha 2 yıl öncesine kadar can ciğer kuzu sarması olduğu, ödüller alıp verdiği, sınırları açtığı vizeleri kaldırdığı biricik komşusu ile bir anda savaşma noktasına geldi. Sırf demokrat değil diye ordusunu sınıra yığıp,  Suriye’ye bombalarla demokrasi dersi vermek için can atmaya başladı. Hatta ders verme konusunu ilk başta abartıp, kendi deyimiyle “isyancı” dediği, “demokrasi ve özgürlük savaşçısı” ilan ettiği ama asker-sivil ayrımı yapmadan bombalı saldırılarla masumları canice katleden, bir ucu el-kaide canilerine kadar uzanan teröristleri demokratik olmayan bir iktidara karşı desteklemeye başladı. Silah yardımı yapıp yapmadığını bilemem ama bu canilerin bizzat devlet televizyonu TRT’den propagandasını yapıp kahraman gibi anlatmak, ellerindeki silahlarla poz verdirdip övgüler dizmek çok klasik bir terör propagandasıydı. Rejimini beğenmediğimiz, yönetiminden şikayetçi olduğumuz ülkelerde terörü desteklemek ne kadar ahlakidir? Bu eleştirisinde samimi olan bir ülke uluslararası yaptırımları devreye sokar. Daha uluslararası bir yaptırıma şans tanımadan, masumlaştırılmış bir “isyancı” tabiriyle terörü ve teröristi desteklemek de neyin nesidir? (more…)