“Bilim ve Teknik” Haziran Sayısı

Bilim ve Teknik Haziran

Bilim ve Teknik Haziran

Meşhur, aylık popüler bilim dergimiz olan Bilim ve Teknik’ten bahsedeceğim. Bir süredir dergiyi takip etmiyordum ancak şu son evrim tartışmalarından sonra Haziran ayında yeniden kapak konusu evrim olunca biraz da inadına derginin Haziran sayısını aldım. Gerçekten çok güzel bir sayı ve ben görmeyeli bilim teknik dergisi oldukça güzel bir tarza da kavuşmuş. Yazıları ve içeriği ile oldukça okunaklı ve ilgi çekici. Özellikle Haziran sayısı sadece evrim kapak konusu ile çıkmamış amiyane tabiriyle evrim karşıtlarına da kapak olmuş.

Oldukça geniş yer ayrılmış evrim konusuna ve genetikten sanata, dilbilimden virüslere kadar çeşitli başlıklarda evrim ele alınmış. Özellikle virüsler ile ilgili olan yazı gerçekten çok güzel bir konuya çok güzel bir şekilde değinmişti. Zaten önyazısını okuyunca gerisini de getiriyorsunuz. 2003 yılındaki gen haritası çalışmalarından elde edilen çok ilginç bir bulgudan bahsediyordu. İnsan DNA’sının %8 gibi önemli bir kısmını, milyonlarca yıldır insan türünü hedef alan virsülerin kalıntılarının oluşturduğundan bahsediyordu. İnsan DNA’sının bir parçası haline gelen bu virüslerin insan kökeni hakkında nasıl fikir verdiğini de açıklıyordu. Daha fazla “Spoiler” vermeyip dergiyi tükenmeden edinmezi tavsiye edeceğim.

Yeni Yöntemle Verilerinizi 1 Milyar Yıl Saklayabileceksiniz

Berkeley’deki California Universitesinden bir grup araştırmacı, karbon-nanotüp tabanlı yeni bir teknikle 1 milyar yıldan daha uzun süre korunacak bir veri depolama yöntemi geliştirdiğini belirtiyor. Yazılarından aladığım kadarıyla henüz teorik bir aşamada ancak fikir güzel.

Genel olarak depolanan verilerin miktarı arttıkça ve depolama aygıtlarının boyutları küçüldükçe saklanma ömürlerinin kısaldığı noktasından hareket edilmiş. Güzel de örnekler vermişler mesela taş yazıtlardaki bilgilerin 4000 yıla yakın bir süredir okunabildğini, oysa çok özel veri depolama yöntemleri ile atomik boyutlarda depolanan verilerin oda sıcaklığında bir kaç dakika ömürlerinin olduğunu söylemişler. Ayrıca günümüzün yaygın dijital veri depolama yöntemi olan Sabitdiskler için veri depolama ömrü 10-30 yıl civarında. Bu yöntemde ise hem veri saklama alanı küçültülecek hem de saklanması hedeflenen veri miktarı oldukça arttırılmış olacak. Bir 1 cm2 büyüklüğünde bir alanda 15,5GB civarı veri saklanması hedefleniyor. Özellikle arşiv amaçlı veri saklanması gereken alanlarda kullanılması düşünülüyor.

Eğer bu yöntemde başarı sağlanırsa bir kaç yüz milyon yıl sonra bizim blog yazılarımız tarihin karanlık dönemleri olan günümüze ışık tutabilir. O zamanın gelişmiş zekası mı deriz, makinası mı deriz artık bilinmez ama o zamanın hakim bilinçleri verilerimizi deşifre edip okuyabillirler.

“Google Wave”

Google wave ss

Google Wave

Google’ın en yeni (hatta henüz yapım aşamasında olan) hizmeti. Google ürün geliştirme ekibi temel bir fikirden hareketle web üzerinden iletişimde daha etkili bir yöntem için kafa yormuş ve ortaya çıkacak hizmet ise “google wave” olarak adlandırılmış. Hareket edilen temel düşünce, “e-mail günümüzde icat edilseydi nasıl bir yapıda olmalıydı” fikridir. İlk incelemelerimde google wave in e-mail’e alternatif olmaktan öte msn in ve facebook un bazı avantajlarını taşıyan API yapısı ile de yazılımcılara eklenti yazma sçeneği sunacak olan bir çeşit gelişmiş sosyal ağ protokolü diyebilirim. Aslında prtokol olduğunu benden çok google söylüyor. Google wave’in bir google ürünü olarak kalmasını değil,  standartlarının belirlenip kendi wave  sunucularınız üzerinde kendi eklentilerinizle de kullanabileceğiniz bir protokol olmasını hedefliyorlar. Yani microsoft ta kendi wave sunucularını kurup microsoft wave adını verebilir. Tabiki asıl nokta wave protokolü ile çalışan herkes birbiri ile iletişim halinde olacaktır. (more…)

Sitemin Yeni Tasarımı

Öncelikle neden böyle bir konuda yazı yazdığımdan bahsederek başlayayım. Sitemin tasarımı bir türlü içime sinmiyordu ve sürekli bir arayış içindeydim. Daha önce Brian Gardner’ın WordPress için tasarladığı ve ücretli olarak satılan “Revolution” temasından etkilenip ona benzer bir tasarımı kendim düzenleyerek yapmıştım.  Çok uzun süre bunu kullandım. Bu tema’nın görünümü de aşağıdaki gibiydi.

Sitemin İlk Hali

Sitemin İlk Hali

İlerleyen süreçte, boş zamanlarımda sürekli yeni temalarla uğraşıp sitemin asıl amacı olan içerik kısmını sürekli ihmal ettim. Ne zaman yazı yazacak olsam sürekli tasarıma takılıp kayboluyordum. “Sitemin İlk Hali” olan tema aslında oldukça okunaklı ve sade bir arayüze sahipti. Ancak ben güncellemeye kararlıydım. Daha sonra teknik alt yapısı ve kişiselleştirilebilme özellikleri incelediğim tüm parayla satılan profesyönel temalardan çok daha iyi olan “Arras Theme” kullandım. Gerçekten çok büyük içerikleri dahi çok güzel bir şekilde sunabilecek bir tema olarak tasarlanmıştı ve 7 adet “widget” desteği ve sayısız düzenlenebilir alanıyla mükemmel bir temaydı ancak siteme her girdiğimde bir “ntvmsnbc” veya “bbc.com” havası oluyordu. Oysa benim amacım ayda yılda bir girdiğim naçizane fikirlerimi eş-dost la paylaşmaktı. Bu yazılarımda oldukça okunaklı ve sade bir şekilde güzel bir tasarımla sunulmalıydı. Bu arada sitemin Aras Theme ile yayındaki halinden bir ekran görüntüsü de ekleyeyim. (more…)