Currently Browsing: Toplumsal

Bu Ülkenin Sorunu

Subcomandante Marcos

Subcomandante Marcos

“Bakınız ben diyorum ki bu ülkenin sorunu bariz çelişkiler içinde olması. İşte, uzağa gitmeye ne gerek var, tepede soğuk mu soğuk bir güneş görev yapmakta, canlı olan insanlar sanki ölüymüşler gibi olan bitene seyirci kalmakta, suçu işleyen yargıçken, kurban mahpusta, yalancı olan hükümetken, hakikat bulaşıcı hastalık gibi takip ve baskı altında, öğrenciler kuşatılmışken, hırsızlar ellerini kollarını sallamakta, cahillere üniversitelerde kürsü dağıtılırken, bilge olanlar bir kenara itilmekte, yan gelip yatan zenginlik içindeyken, çalışanın elleri boş bırakılmakta, azınlık yönetirken, çoğunluk boyun eğmekte, çok sahip olan daha fazla sahip olurken, az sahip olanın elinde hiçbir şeyi kalmamakta ve kötü olan ödüllendirilirken iyi olan cezalandırılmakta.”

Güneybatı Meksika dağlarında Komutan Yardımcısı İsyancı Marcos’un mektubundan alıntı.
21 Şubat 2000

Askerlik Kavramına Eleştirel Bakış ve TSK

ordu, askerHayatımın en ilginç, en gereksiz ve en farklı dönemlerinden birini (askerliği) yaşayan biri olarak aklımdakileri yazarak işe başlayayım. Tabi ki yazımı yazarken “toplumu askerlikten soğutmak” gibi bir suçu işlemek istemem. Buna rağmen belirtmem gereken bir nokta var ki o da askerliğin özellikle üniversite mezunu çoğu kişi için çok ciddi bir kayıp olduğudur. Size ne söylenirse söylensin gelirken size anlatılanlardan çok çok farklı bir ortamla karşılaşacaksınız. Çünkü askerlik tek bir biçimde icra edilmiyor, tamamen bulunduğunuz yerdeki fiziki koşullara ve daha da önemlisi rütbelilere bağlı olarak inanılmaz değişkenlik gösteriyor. Bende de olduğu gibi çoğu kişi mutlaka askerliğin kendilerine bir şeyler katabileceği beklentisi ile gidiyor. Elbetteki askere gidip de kendi kişiliğinize ve hayat tecrübenize yenilikler katabilirisiniz ancak ben şahsen bu tecrübeyi edinmek için bu kadar eziyete katlanmanın gereksiz olduğunu düşünüyorum. Üniversite veya yatılı okul gibi toplu yaşanan yerlerde bulunan ve ailesinden ayrı kendi ayakları üstünde durmaya alışan bir insan zaten bu tecrübeyi edinmiş oluyor. Bunların ötesinde ordunun işleyişi ile ilgili de eleştirilerimi sunmak isterim. (more…)

Yeni Medya ve Postmodern Bilgi Kirliliği

Çoğumuz, gün geçtikçe medyanın ayrı bir ekonomik, siyasi ve psikolojik güç olduğunun farkındayız. Ancak farkında olmamız gereken diğer bir konu da elinde tuttuğu bu gücü arttırmak için kullandığı yöntemleri de sürekli geliştirdiğidir. Şimdiye kadarki süreçten biliyoruz ki çok geniş bir kitleye erişebilme gücü en etkili silahıydı. Bu erişimi görsel ve basılı araçları ile sürekli en üst düzeyde kullanıyordu. Bu kitle hakimiyeti internet gibi daha özgür, daha bireysel ve de daha ucuz bir ortamda yıpranmaya başladığını görmüştük. 2006-2007 süreci ise genel olarak basının kitle kontrolüne yeni bir araç olarak interneti de eklemesi ile bir nevi zafer dönemi olarak önümüzdeki basın diktatörlüğü sürecinin habercisi oldu.
(more…)

Ölümler ve Toplum

Yakın bir zamana kadar ölüm ve öldürme bu kadar sıradan mıydı? Bilmiyorum ama günümüzde cinayetler ve ölümler çok sık karşılaştığımız olaylar haline geldi. Elbetteki bunda en büyük pay sahibi gelişen iletişim teknolojileri. Hep olumlu yönlerinden bahsederdik ama böyle olumsuz yönlerinden de yeri geldiğinde bahsetmek lazım. Haberleri izlediğimizde ya da okuduğumuzda o kadar çok ölüm haberiyle karşılaşıyoruz ki artık olağan hale geldi herkes için. Bu haberler adli cinayet haberleri olabileceği gibi savaşlar, trafik kazaları, hastalıklardan dolayı v.b. olarak da karşımıza çıkıyor. Farklı formlarda da olsa sonuçta hep kaybedilen insanlardan bahsediliyor. Tüm bunların içinde savaşlardan dolayı yaşamını yitirenler en çok öne çıkanı. Cinayet işleme ve savaşta düşmanı öldürma kavramlarını birlikte ele alarak konuyu biraz daha detaylandıracağım.

Toplumumuzda veya dünyadaki diğer toplumlarda insanlarda (özellikle erkeklerde) silah veya kesici alet taşıma eğilimi vardır. Cinayetlerin hemen hepsi de bunlarla işlenir. Oysa asıl nokta cinayeti işleyendir. Yani katillik silahın veya bıçağın değil insanın bir özelliğidir. Başkasını öldürme davranışını gerçekleştirecek kadar kendi türüyle düşmanlaşan ve kendi benliğiyle inatlaşan insanların özelliğidir. (more…)